Metropolis Antik Kenti: Ana Tanrıça'nın Tepedeki Kenti

Metropolis Antik Kenti Torbalı'da: Helenistik tiyatro, Roma mozaikleri, Bizans sarnıçları ve Meter Gallesia'nın adını taşıyan kentin tarihi.

Metropolis Antik Kenti, İzmir'in Torbalı ilçesinde, Yeniköy ve Özbey köyleri arasındaki bir tepede yatıyor. Kent adını ana tanrıça Meter Gallesia'dan alıyor ve sırtını Gallesion Dağı'na yaslıyor. Tepede bir tiyatro, mozaikli bir salon, hamam kalıntıları ve dört sarnıç var; ilk yerleşim izleri ise Geç Neolitik–Erken Kalkolitik döneme kadar uzanıyor.

Metropolis'i ilginç yapan, yolun ve suyun kenti şekillendirmesi. Kent, İzmir ile Efes arasındaki yolun üzerindeydi; antik coğrafyacı Strabon, Efes'ten Metropolis'e yüz yirmi stadion olduğunu kaydeder. Kazılar sürüyor ve yeni buluntular, kentin su düzenini ve gündelik yaşamını daha iyi anlamamıza yardım ediyor.

Kısaca

Tarihçe

Tunç Çağı: Puranda mı?

Tepede Erken ve Orta Tunç Çağı'na ait seramik bulunmuş; en eski yerleşim izleri ise daha da geride, Geç Neolitik–Erken Kalkolitik döneme gidiyor. Bademgediği Tepe, Geç Tunç Çağı'nda Hititlerce "Puranda" diye anılan yerle özdeşleştiriliyor; bu özdeşleştirme Hitit kralı II. Mursili'nin yıllıklarına dayanıyor. Yıllıklara göre Arzawa seferi sırasında Apasas'ın (sonradan Efes) düşmesinin ardından kaçanlar Puranda'ya sığındı, direnişi Prens Tapalazunauli yönetti; Mursili kenti alınca Tapalazunauli ailesiyle kaçtı. Tepeden Miken tarzı seramik de çıkmış ve bir kap üzerindeki Miken dönemi gemi betimi, gemi teknolojisi tarihi için önemli sayılıyor.

Helenistik dönem: yükselen kent

Akropolde Yunan yerleşimi MÖ 9. yüzyıldan sonra kuruldu, asıl gelişme MÖ 3. yüzyılda oldu. MÖ 2. yüzyılda Bergama Krallığı'nın egemenliğinde kent büyüdü ve bir tiyatro, bir bouleuterion ve bir stoa kazandı. Strabon, Metropolis'in şaraplarını Efes şaraplarıyla birlikte "iyi" diye anar.

Roma dönemi: hamamlar, evler, dükkânlar

Roma döneminde kent İzmir–Efes yolundan gelen ticaretle zenginleşti; özellikle doğu yamaçlarda zengin peristilli evler, atölyeler, dükkânlar, hamamlar ve spor kompleksleri yapıldı. Kazılarda ortaya çıkan Roma yapıları arasında iki hamam, bir hamam-palaestra kompleksi, mozaikli bir salon, peristilli bir ev, dükkânlar, bir umumi tuvalet ve sokaklar sayılıyor. Aralık 2023'teki basın toplantısında tanıtılan buluntular arasında yerinde duran sütunlar, ayakta kalmış tuğla dükkânlar, sel suyuna karşı tasarlanmış bir su tahliye sistemi ve villa zeminlerinde karşılıklı duran kadın ve erkek figürlü mozaikler vardı.

Geç Antik Çağ ve Bizans: suyla savunma

Metropolis Geç Antik Çağ'da bir piskoposluk merkeziydi, ama savaşlar ve ekonomik sorunlar yüzünden küçüldü ve kentin içine bir savunma kalesi yapıldı. Bizans izleri arasında kentin doğusunda bir kilise ve kentin her yanından geçen, akropoldeki Helenistik tahkimatlara bağlanan surlar var.

Bu dönemin en çarpıcı buluntusu 2020'de çıktı. O yılki kazı sezonunda, akropolde, yaklaşık yedi metrelik toprak dolgunun altında birbirine bağlı dört sarnıç bulundu; yüzeyde daha önce hiçbir izi yoktu. Sarnıçlar neredeyse hasarsız, yaklaşık üç katlı bir bina yüksekliğinde ve toplamda yaklaşık 600 ton su alacak büyüklükte. Geç Roma Dönemi'nde kentin su ihtiyacını karşıladığı düşünülüyor; kazı ekibi, alt kenti ve üstteki hamam yapısını beslediklerini tahmin ediyor. Yapım nedenlerinden biri olarak özellikle Bizans Çağı'nın savunma gereksinimi gösteriliyor: kuşatma sırasında güçlü surlarla çevrili akropoldeki sarnıçlar halkın su ihtiyacını uzun süre karşılayacaktı. Sarnıçlar sonraki yüzyıllarda da kullanıldı: MS 12.–13. yüzyıllarda çöplük olarak kullanıldıkları, içinden yemek artıkları, hayvan kemikleri ve sırlı seramik çıktığı bildiriliyor. Yani sarnıçlar, ilk yapılış amaçlarından çok sonra da kentlinin gündelik hayatının içinde kalmış.

Son yıllarda buluntular sürdü. Haziran 2021'de yaklaşık 1.800 yıllık, ayakta duran bir kadını betimleyen, başı ve kolları eksik ama iyi korunmuş bir mermer heykel duyuruldu; 2025'te ise kentin güney yamaçlarında bir agora ortaya çıkarıldı. Agoranın büyük olasılıkla MS 5. veya 6. yüzyıla dek kullanıldığı ve bir depremin ardından işlevini yitirmiş olabileceği düşünülüyor. 2020'de açıklanan sayıya göre kazılarda 11 binden fazla eser (seramik, sikke, cam, mimari parça, figürin, kemik ve fildişi nesneler) ele geçti; bunlar İzmir Arkeoloji Müzesi, İzmir Tarih ve Sanat Müzesi ve Selçuk Efes Müzesi'nde sergileniyor.

Beylikler ve Osmanlı: Torbalı'ya kayış

MS 14. yüzyıldan itibaren bölge Aydınoğulları Beyliği'nin denetimine girdi. Metropolis eski konumunu yeniden kazanamadı, yerleşim bugünkü Torbalı'ya kaydı; Torbalı adı da Metropolis adının zaman içinde değişmiş biçimi olarak anlatılıyor. Osmanlı döneminde bölgeye bir süre "Kızılhisar" denildi.

Ne görülür

Helenistik tiyatro

Kentin en tanınmış yapısı tiyatro. Tepenin yamacından köy ve dağ manzarasına bakıyor.

Metropolis tiyatrosunun genel görünümü; basamaklar yamaca yaslanıyor, arkada köy ve dağ var
Metropolis tiyatrosunun genel görünümü; basamaklar yamaca yaslanıyor, arkada köy ve dağ varFotoğraf: Carole Raddato from FRANKFURT, Germany · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Tiyatro 2001'de restore edildi. Tiyatroda 1995'te grifon figürlü Helenistik bir mermer onur koltuğu bulundu; orijinali İzmir Arkeoloji Müzesi'nde, tiyatroda ise kopyası duruyor. Yerinde görebileceğiniz mermer koltuklardan biri aslan pençeli ayaklara oturuyor.

Aslan pençeli ayaklar üzerinde duran mermer onur koltuğu, yanında basamaklar
Aslan pençeli ayaklar üzerinde duran mermer onur koltuğu, yanında basamaklarFotoğraf: Ingeborg Simon · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Hamam

Roma hamamının sıcak odasında (caldarium) zemini taşıyan hipokaust ayakları, yani sıcak havanın altından dolaştığı küçük tuğla sütunlar, görülebiliyor. Kazı ekibi 2022'de hamam alanındaki yaklaşık 12 metre derinlikteki kuyuda, son iki metrede, yaklaşık 150 amfora ve su testisi parçası buldu. Parçalar yaklaşık 1.800 yıllık; kazı başkanı Serdar Aybek'in tahminine göre su çekilirken kırılıp kuyuya düşmüşler. Metropolis'te toplu halde amfora buluntusu ilk kez çıktı.

Roma hamamının sıcak bölümü; hipokaust ayakları ve tuğla kemerler
Roma hamamının sıcak bölümü; hipokaust ayakları ve tuğla kemerlerFotoğraf: Ingeborg Simon · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Mozaikler

Roma dönemi evlerin ve salonların zeminleri mozaikle kaplıydı. Kentin mozaikleri arasında karşılıklı duran iki portre panosu, sekizgen çerçeveler içinde balık ve kuş figürleri ve tiyatro maskeleri var.

Mozaik zeminde yan yana iki portre panosu: biri defne dallı bir yüz, biri duvaklı bir yüz
Mozaik zeminde yan yana iki portre panosu: biri defne dallı bir yüz, biri duvaklı bir yüzFotoğraf: Ingeborg Simon · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons
Sekizgen çerçevenin içinde balık betimli mozaik panel
Sekizgen çerçevenin içinde balık betimli mozaik panelFotoğraf: Ingeborg Simon · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons
Tiyatro maskesi betimli mozaik panel
Tiyatro maskesi betimli mozaik panelFotoğraf: Ingeborg Simon · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Surlar

Kentte kesme taş sur duvarları görülebiliyor. Kentte hem akropoldeki Helenistik tahkimatlar hem de bunlara bağlanan Bizans surları var; fotoğraftaki duvarın hangi döneme ait olduğunu burada belirtmiyoruz.

Kesme taş bloklardan örülmüş sur duvarı; arkada yeşil tepelik
Kesme taş bloklardan örülmüş sur duvarı; arkada yeşil tepelikFotoğraf: Carole Raddato from FRANKFURT, Germany · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Sarnıçlar

2020'de ortaya çıkan dört sarnıç akropolde bulunuyor. Kazı başkanı Serdar Aybek, yaklaşık üç katlı bir bina yüksekliğindeki bu yapıları Metropolis'teki en iyi korunmuş anıtlar arasında sayıyor.

Rotada

Metropolis, Ege Kıyıları rotasının İzmir'den Didim'e giden yönünde ilk anlatı. Sonraki durak Belevi Mozolesi; ardından Şirince, Artemis Tapınağı ve Efes gelir. Ters yönde ise rota sizi Metropolis'ten İzmir'e bırakır.

Sık sorulanlar

Metropolis adı ne anlama geliyor? Kentin adı doğrudan ana tanrıçaya gönderme yapıyor: "Ana Tanrıça'nın Kenti". Kent adını ana tanrıça Meter Gallesia'dan alıyor ve sırtını Gallesion Dağı'na yaslıyor.

Metropolis'te kazılar ne zaman başladı? Kaynaklar farklı yıl veriyor. Türkiye Müzeleri sitesi 1989'dan söz ediyor ve 1989–2007 arasında Recep Meriç'in, 2007'den beri Serdar Aybek'in kazıyı yürüttüğünü yazıyor. Milliyet ise kazıların 1990'dan beri sürdüğünü yazıyor. Wikipedia, Recep Meriç'in yönetiminde saha çalışmasının 1972'de başladığını, kazının ise 1989'dan beri sürdüğünü yazıyor. Kesin yıl için kazı başkanlığının yayınlarına bakmak gerekir.

Sarnıçlar neden bu kadar önemli? Dört sarnıç akropolde, yaklaşık yedi metre dolgunun altında bulundu ve yaklaşık 600 ton su alıyor. Kuşatma sırasında, özellikle Bizans döneminde, halkın susuz kalmadan dayanabilmesini sağlamış olabilir.

Kentin eski adı biliniyor mu? Hitit metinlerindeki Puranda ile özdeşleştirilen Bademgediği Tepe, Geç Tunç Çağı'nda bu adla anılmış olabilir. Metropolis adı ise Helenistik ve sonraki çağların adı; Wikipedia'ya göre Strabon ve Ptolemaios gibi antik yazarlar kenti anar.

Kaynaklar

Videoda izleyin